Skip to content

İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı

Anasayfa arrow Haber arrow Yılda 30-40 Bin Meslek Hastalığı
Yılda 30-40 Bin Meslek Hastalığı Yazdır E-posta
Ekleyen Murat Kerim Uyan   
Cumartesi, 16 Mayıs 2009
 

Yılda 30-40 Bin Meslek Hastalığı

Türkiye'de 30-40 Bin Meslek Hastalığı Tespit Edilmesi Gerekirken Kayıtlara En Fazla Bin Olarak Yansıyor
Dünyadaki İstatistiklere Göre, Türkiye'de 30-40 Bin Arasında Yeni Meslek Hastalığının Tespit Edilmesi Beklenmesine Rağmen Olgu Sayısının Kayıtlara 500-1000 Aralığında Yansıması Düşündürücü

Dünyadaki istatistiklere göre, Türkiye'de 30-40 bin arasında yeni meslek hastalığının tespit edilmesi beklenmesine rağmen olgu sayısının kayıtlara 500-1000 aralığında yansıması düşündürücü bulundu.
Makina Mühendisleri Odası'nın 16-18 Nisan 2009 tarihlerinde Adana'da düzenlediği, V. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. Kongrede biri açılış paneli, üçü konferans olmak üzere toplam 19 oturumda 35 bildiri sunuldu. Kongreye 234'ü delege ve 416'sı konunun ilgilisi olmak üzere toplam 650 kişi katıldı. Kongre çerçevesinde açılan sergide 14 firma yer aldı.
 
Kongrenin sonuç bildirgesinde, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğine gereken önemin verilmediği, yasa, yönetmelik ve uygulamalarda ciddi yetersizlikler bulunduğu belirtildi. İşveren kesimi ve kamu işvereni konumundaki devletin konuya gereken özeni göstermediğinin ifade edildiği bildirgede, iş güvencesinin azalması, çalışma koşullarının ağırlaşması; Özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması, sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik, her yıl 80 bin civarında seyreden iş kazalarının ve kayıtlara giremeyen meslek hastalıklarının nedenleri arasında olduğu açıklandı.

İş kazalarının yüzde 61'inin 1-50 işçi çalıştıran işletmelerde yaşandığı ve müfettiş kadrolarının sayısal yetersizliğinden dolayı tüm işyerlerinin her yıl ancak yüzde 5'e yakınının denetlenebildiğinin vurgulandığı bildiride, dünya verileri esas alınarak yapılan hesaplamalara göre, her yıl 30-40 bin arasında yeni meslek hastalığının tespit edilmesinin beklendiği Türkiye'de olgu sayısının kayıtlara yılda 500 ile 1.000 aralığında yansımasının düşündürücü olduğuna dikkat çekildi.

Dünyada konuya ilişkin her 100 vakadan 56'sını meslek hastalığı, yüzde 44'ünü iş kazası oluştururken; Türkiye'de yüzde 99,86'sını iş kazası, yüzde 0,14'ünü meslek hastalığının oluşturduğunun aktarıldığı bildiride, dünyada her yıl 160 milyon kişinin meslek hastalıklarına yakalandığını Türkiye'de sayının en son bin 208 olmasının anlaşılamadığına vurgu yapıldı. Bildirgede çözüm önerileri şöyle sıralandı;

1-Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan 4857 sayılı İş Yasası yerine bütün tarafların katılımı ile demokratik bir yasa çıkarılmalı.

2-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun Tasarısı Taslağı" Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği, sendikalar ve üniversitelerin görüşleri alınarak yeniden düzenlenmelidir.

3-Başta KOBİ'ler olmak üzere 50'den daha az işçi çalıştırılan işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının kurulması yasalarla güvence altına alınmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri bütün iş yerlerini ve tüm çalışanları kapsamalı; sektör ve kurum farkı gözetmeksizin tüm işyerleri için geçerli olmalı ve tüm toplum kesimlerini kapsamalıdır.

4-"İş Güvenliği Mühendisliği" kavramı, yeni bir yönetmelikle yeniden tanımlanmalı, 50'den fazla işçi çalıştıran sanayi işletmelerinde tam zamanlı İş Güvenliği Mühendisi çalıştırılması zorunlu hale getirilmeli; TMMOB'ye bağlı ilgili Odalar etkin bir denetim işlevi üstlenmelidir.

5-İşyerlerinde işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve tehlikelilik derecesine göre iş güvenliği konusunda mesleki yeterliliği TMMOB'ye bağlı ilgili meslek odası tarafından belgelendirilmiş bir veya daha fazla mühendis görev yapmalıdır. İş Güvenliği Mühendisleri ücret yönünden işverene bağlı olmamalıdır. İş Güvenliği Mühendislerinin ücret çizelgeleri Bakanlık ve TMMOB'ye bağlı ilgili meslek odalarıyla birlikte belirlenmelidir.

6-İş Güvenliği Mühendisi, İşyeri Hekimi, işyeri sağlık memuru ve hemşirelerin mesleki bağımsızlıkları sağlanmalıdır.

7-İşbirliği, koordinasyon ve danışma hizmetlerinin sağlanması için ilgili meslek örgütleri, üniversiteler, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin katılımıyla bir koordinasyon mekanizması oluşturulmalıdır.

8-İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak algılanması sağlanmalı. Güvenlik kültürü, aile kültürü ve toplumsal iş sağlığı ve kültürü bir arada oluşturularak özendirilmeli. Eğitim ve öğretim müfredatı orta öğrenimden başlanarak iş sağlığı ve güvenliği konusunu da içerecek şekilde yeniden düzenlenmeli.

9-İş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilebilmesi için işyerlerinde "önce insan, önce sağlık, önce iş güvenliği" anlayışı yerleştirilmeli; iş sağlığı ve güvenliği eğitimine önem verilmeli, eğitim almamış çalışana işbaşı yaptırılmamalıdır. Eğitimler, ilgili meslek örgütleri tarafından verilmeli, bu eğitimler özerk olmalıdır.

10-İş sağlığı ve güvenliği önlemleri, işyeri mekanı, teknoloji, üretimde kullanılan hammadde, üretilen ürün, ergonomi gibi konular proje aşamasında planlanmalıdır. Üretim sürecinde kullanılan ekipmanlar ve kişisel koruyucular, ilgili standart ve mevzuata uygun olarak üretilmeli; zorunlu standartlar oluşturulmalı, üretim, satış ve kullanım sırasında mutlaka denetim yapılmalıdır.

11-Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.

12-Meslek hastalıklarına ilişkin çalışmalar geliştirilmeli, meslek hastalıkları hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Silikozis örneğinden ders çıkarılarak, meslek hastalıklarının önlenmesine ilişkin bir kamusal eylem planı bir an önce uygulamaya geçirilmelidir.

13-Ucuz iş gücü olarak görülen kadın işçilik üzerindeki tüm olumsuz uygulamalar ve ürkütücü boyutlara ulaşan çocuk emeği sömürüsü ortadan kaldırılmalıdır.

14-İş kazası araştırmaları gerçekçi ve güvenilir olmalı; işyerlerinde kaza ve meslek hastalıklarına ait bilgiler bir veri tabanında toplanmalı, bu bilgilerden ölçme ve değerlendirme amaçlı yararlanılmalıdır.

15-Gerek işçi sağlığı gerekse toplum sağlığı; bireylerin pirim ödeme gücüne yüklenmeyecek bir biçimde genel bütçeden finanse edilmeli ve koruyucu sağlık hizmetleri geliştirilmelidir
 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 18 Mayıs 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >